Anasayfa
Kitapseverlerin paylaşımları
En büyük devrim her şeye rağmen yaşamaktı.Gülmek ise her karanlığa şafaktı.
Dünyadaki hiçbir çıkar, verdiğiniz sözü tutmamaya veya kendinize olan saygınızı kaybetmeye değmez.
Mustafa Kemal gerçek bir Türk milliyetçisiydi. Bunun en canlı örneğine Yafa'da tanık oldum. Cumhuriyet döneminde Çankaya'da birkaç kez de ayrıntıları ile kendisinden dinledim.
Mustafa Kemal 5. Ordu'da Arap ırkından olan askerlere daha özel davranıldığını ve onların Anadolu çocuklarından daha üstün tutulduklarını gördükçe üzülüyordu.
"Dava, yıkılmak üzere bulunan bir İmparatorluk'tan, önce bir Türk Devleti çıkarmaktır."
"Mustafa Kemal, 5. Ordu'da Arap ırkından olan askerlere daha özel davranıldığını ve onların Anadolu çocuklarından daha üstün tutulduklarını gördükçe üzülüyordu."
“Ulusun bağımsızlığı söz konusu olurken, aile kaygısı düşünülemez. Çünkü ailenin huzur ve rahatı ancak ulusun huzur ve kurtuluşuyla gerçekleşir.”
"Babam, Mustafa Kemal'i sever ve bizlerden ayırt etmezdi. Bu sevgi, babam ölünceye kadar sarsılmadan sürmüştür. Onu genç yaşında tanımış olmaktan gurur duyduğunu her nedenle söylerdi. Birinci Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal'in yönettiği Çanakkale Savaşları'nı çok yakından izlemiş, ben Filistin Cephesi'ndeyken İstanbul'dan yazdığı bir mektupta: 'Mustafa Kemal, büyük bir asker olduğunu kanıtlamıştır.' diye uzun uzun ondan söz etmişti."
Mustafa Kemal diyordu ki:
"Fuat bir gün gelecek, biz de paşa olacağız. Fakat mesleğimizde, onurla davranarak belki yavaş, belki de çok çabuk yükseleceğiz. Rütbelerimizi savaş alanlarında kazanacağız, yoksa Fehim gibi, zorba bir Padişah’a kul köle olarak değil."
Benim için de ideal atanma ve yükseliş buydu. Tanrı'ya şükürler olsun, ikimiz de bu yolda yürüyerek kısa aralıklarla yükseldik ve general olduk.
Mustafa Kemal:
"Fuat." dedi.
“İnsan yaşlandıktan sonra şehirlerin gürültülü hayatından kesinlikle uzaklaşmalı, böyle sessiz ve ağaçlık olan bir yere çekilmelidir. Bak, şu karşıdaki köşk insanın ruhuna nasıl bir ferahlık veriyor."
"Mustafa Kemal Efendi oğlum, görüyorum ki, İsmail Fazıl Paşa seni takdir etmek konusunda yanılmamış. Şimdi ben de onunla aynı düşüncedeyim. Sen, bizler gibi yalnız erkânıharp subayı olarak normal bir hayata atılmayacaksın. Keskin zekân ve yüksek kabiliyetin, ülkenin geleceği üzerinde etkili olacaktır. Bu sözlerimi bir kompliman olarak alma. Sende ülkenin başına gelen büyük adamların daha gençliklerinde gösterdikleri eşsiz kabiliyet ve zekâ belirtilerini görmekteyim. İnşallah yanılmamış olurum."
Osman Nizami Paşa