“Ama sen neyimsin ki benim, sen ki beni asla, asla tanımadın, bir su birikintisinin yanından geçer gibi geçip gittin yanımdan, bir taşa basar gibi üzerime basıp gittin, gittin, hep gittin ve beni hiç bitmeyen bir bekleyişe mahkum ettin.”
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu: Modern Klasikler Serisi
Alıntı
2
İnceleme
0
Puan
—
Henüz oy yok
Eklenme
08.04.2026
2 kişi bu kitabı takip ediyor
Bu Kitabı Puanla
0.0/5 · 0 oy
Puan verebilmek için giriş yapmalısın.
Kitap Özeti
Tüm alıntıları gör**Satın alacağınız kitabın baskısı görseldekinden farklı olabilir.Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Brief einer Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920'li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu'nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun "gönderen"inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: "Sana, beni asla tanımamış olan sana". Kadın büyük tutkusunu hep bir "bilinmeyen" olarak, yani tek başına yaşamaya razıdır, bu aşk öyküsünde "taraflar" değil, sadece tek bir "taraf" vardır. Böylesine, gerçek anlamda aşk denilebilir mi? Zweig okurunu, bir kez daha, insan psikolojisinde eşine pek rastlanmayan bir yolculuğa davet ediyor. Bu yeni yolculuğun sonunda "mutlak aşk" kavramının şimdiye kadar bilinmeyen kıyılarına varmayı amaçlamış olması da bir ihtimal!
Yayın Yılı
2017
Sayfa Sayısı
62
Yayınevi
İş Bankası Kültür Yayınları
ISBN
9786053606604
Kitaptan Son Alıntılar
Hepsini gör“bir kızın, bir kadının yüzü bir erkek için inanılmaz değişken olmalı, zira bu yüz çoğu zaman kâh bir tutkuyu, kâh bir çocuksuluğu, kâh bir bıkkınlığı yansıtan bir aynadan başka bir şey değildir ve aynadaki görüntü gibi hızla silinip gider.”
Topluluk İstatistikleri
Toplulukta neler olup bittiğini keşfedin.