Tüm Alıntılar
Okurların paylaştığı ilham verici alıntıları keşfet
Sıradan bir sineği toplu iğnenin ucuna geçirip mikroskop altında inceleme fırsatını kaçırmayan doğa gözlemcilerinin bile dikkatini çekmeyen, ilginçliği bulunmayan değersiz biriydi, kayboldu.
Verdiği karardan sonra sanki varlığı, hayatı değişmiş sanki başka bir kişi artık ona arkadaşlık ediyordu, sanki artık yalnız değildi, sanki hoş bir kadın hayat yolunu onunla birlikte yürümeye razı olmuştu..
İnsanoğlunda ne kadar çok insanlık dışı, zalimce şeyin bulunduğunu, bütün dünyanın asil ve dürüst biri olarak tanıdığı herhangi bir kişinin içinde bile gizliden gizliye nice vahşi barbarlığın saklı olduğunu görerek ürperdi.
Sözcüklerinde ve bunları söyleyişindeki ses tonunda garip bir şey saklıydı. Bu sözlerde merhamet duygusu önünde diz çökme, merhamete çağrı gibi bir tını seziliyordu.
Ben hasta bir adamım. Hayır, bedenim degil, ruhum hasta, beynim hasta. Bütün değerlerimi kaybettim sanki.
Hiçbir şeyi umursamıyorum.
Geçmişte budalaca, işçi sınıfından üst seviyedeki, şık giyimli insanların hep zeki ve güzel şeylerden anlar olduğunu sanırdı. Güzel giyimle kültürün atbaşı gittiğini ve üniversite eğitimiyle bilginin aynı şey olduğunu düşünerek yanılmıştı.
Dünyanın güçlülere ait olmasına şaşmamak lazımdı. Köleler kendi köleliklerine saplantılı şekilde bağlanmıştı.
Devletten hiçbir beklentim yok. Tek beklentim, at sırtındaki kuvvetli adamın, devleti bu kokuşmuş beyhudeliğinden kurtarması...
Ben kendi beğenimi insanlığın ortak yargılarına göre
şekillendiremem.
Eğer bir şeyi beğenmiyorsam beğenmiyorumdur.
Açlık çekerken, aklı dünyadaki binlerce aç insandaydı, ama şimdi karnı doymuşken, aç insanları düşünmeyi bırakmıştı. Onları unutmuş, sevdalı bir adam olarak, dünyadaki saymakla bitmez onca sevdalıyı hatırlamıştı.
Ruth ona en sevdiği şiirleri okurken Martin zevkten mest oluyor, cennetin en üst katına çıkıyordu.
Haritası ya da pusulası olmadan yabancı denizlere sürüklenmiş gemi gibiyim. Ama şimdi artık ben de yönümü bulmak istiyorum.
Mehmet
@admin 2 gün önce
"Bugünlerde kitap taşıyan birini görmek gerçekten göz yaşartıcı."
Mehmet
@admin 2 gün önce
"Hiçbir şey beklemiyorum. Böylece hayal kırıklığına uğramıyorum."
Mehmet
@admin 2 gün önce
“Bilesin ki kalbimiz kocaman olduğu sürece sevdiğimiz her şey içine sığar.”
Çünkü korku-insanın ilk ve temel duygusudur; korkuyla açıklanır her türlü ilk günah ve ilk Erdem. Korkudan doğdu benim erdemim de, bilim deniyor ona.
Ama mutluluktan deli olmak mutsuzluktan deli olmaktan daha iyidir,hantal dansetmek aksak yürümekten daha iyidir.Bu yüzden öğrenin şu bilgelik sözümü: En kötü şeyin bile iki iyi ters yüzü vardır.
Her şey gider,her şey geri gelir; varlık çarkının dönüşü bengidir.Her şey ölür,her şey yeniden çiçeklenir,varlığın yılı ebediyen sürer.
Kiminin yalnızlığı hastanın kaçışıdır; kiminin yalnızlığıysa,hastalardan kaçıştır.
Her dürüst adım sesini duyurur; oysa kedi sinsice yürür.
Merhametli olmam gerekirse, öyle anılmak istemem; eğer merhamet etsem de bunu uzaktan yapmak isterim.
Erkek korksun kadından, kadın sevdiğinde: o zaman herşeyi feda eder kadın ve başka hiçbir şeyin değeri kalmaz gözünde.
En çok kimden nefret eder kadın? -Demir şunu söyledi mıknatısa: " En çok senden nefret ediyorum, çektiğin için, ama kendine çekecek kadar da güçlü olmadığın için."
İnsanın sevilecek yanı bir öteye-geçiş ve bir batış olmasıdır.
Severim kendi erdemini seveni; çünkü Erdem yok olma istemi ve bir özlem okudur.
Severim ruhu harcanıp gideni, ne teşekkür bekleyen ne de etmek isteyeni: çünkü hep armağan eder ve kendisini esirgemek istemez o.
Yüksekleri amaçlayanın ortalamanın üstüne çıkabileceğini ama ortalamayı hedefleyenin büyük ihtimalle onun altına düşeceğini bilerek hareket etmeye çalışmıştım.Dilemek, umut etmek yoktu, yapacağım demek ve gereğini yapmak vardı benim için.
Bilgi önemlidir elbette ancak esas önemlisi bilgeliktir.Bilgelik bildiğini yaşamaktır. Bileceksin ve yaşayacaksın! Söz sahibinden ayrı gitmeyecek. Konuşmak bilgelik değildir, bilgelik bildiğini yapmaktır.
Ego sum qui sum…”Neysem oyum!”dedi.”İnsan”ın nitelikleri ile “insan”ın nitelikleri arasında dağlar kadar fark vardır. Bu sebepten yolculuğunda sadece örnek ol ve benzet ama benzeme, dedi.
Her şeyin mutlaka bir ikizi vardır evrende. Super simetri kanunu bize bunu öğretir.Aklıma eski metinlerde yer alan, “Işıltılı çiftinin sesini duyamayan, maddeye gömülenlerdir” ibaresi geldi. Her insanın bir ışıltılı çifti vardır deniyordu demek ki bizler karanlık kesim ile irtibat halindeyken ışıltılı dublemiz aydınlık ile irtibatta.
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Seni seviyorum. Deli gibi değil, gayet aklı başında olarak seviyorum.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır, ben onu kaybettim. İkinci defa ise oynayamam.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı. Çünkü o, benim için bütün insanlığın timsaliydi.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Yalnız onun yanındayken içimi müthiş bir korku, onu kaybetme korkusu sarardı.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Bir ümidim yok. Bu sondu. Artık hiçbir şeyin değişmesine imkan yok, lüzum da yoktu.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Bir kadının bize her şeyini verdiğini zannettiğimiz anda, onun hakikatte bize hiçbir şey vermemiş olduğunu görmek, bize en yakın olduğunu sandığımız o anda bizden, bütün mesafelerin ötesindeymiş kadar uzak bulunduğunu kabule mecbur olmak acı bir şey.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesinde, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden insan gibi üzüntülüydüm.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Her şey bitti mi? Zannetmem. İkimizin de çocuk olmadığımızı biliyorum. Yalnız bir müddet dinlenmek ve birbirimizden uzak kalmak lazım. Ta ki birbirimizi tekrar görmek ihtiyacını şiddetle duyuncaya kadar.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Yollarımız bir kere karşılaştı. Fakat ona dair hiçbir şey bilmiyorum.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Muhakkak ki bütün insanların birer ruhu vardı, ama birçoğu bunun farkında değildi ve gene farkında olmadan geldikleri yere gideceklerdi.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince, insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Kafamın içinde ona söylenecek uçsuz bucaksız şeyler bulunduğunu hissediyorum, senelerce söylense bitmeyecek şeyler.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“İlk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde, ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatlığıyla öteye geçiveriyoruz.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
“Bitmiyor, sadece bazen belki güneşli bir günde veya kalabalık bir gecede geçtiğini sanıyorsun ama geçmiyor esasında. Alışıyorsun zamanla. Asla bitmiyor.”
Mehmet
@admin 4 gün önce
"İnsanlara ne kadar çok muhtaç olursam onlardan kaçma ihtiyacım o kadar artıyordu."
Gelecek saf potansiyeldir; gerçekleşmediği sürece ondan emin olamazsın. Geçmiş saf gerçekleşmedir; olmuştur.Artık onunla ilgili bir şey yapılamaz.
Daha çok farkında oldukça tüm telaşın giderek yavaşlar.Daha zarif hale gelirsin. İzledikçe geveze zihnin daha az gevezelik yapar çünkü gevezelik haline gelen enerjin dönüşür ve farkındalık halini alır; o aynı enerjidir.
Dağları yerinden oynatacak kadar büyük imanım olsa, ama sevgim olmasa, bir hiçim.
Duruş ne kadar gösterişsiz ve vakursa o kadar güzeldir.
Çünkü aşk, hayatın asıl özü, esas gayesidir. Mevlâna’nın bizlere hatırlattığı üzere, gün gelir, herkesi, ondan köşe bucak kaçanları bile, hatta “romantik” kelimesini bir suçlama gibi kullananları dahi kıskıvrak yakalar aşk.
İnsan-sever değil de insan-seçer bir yapım vardı. Sosyalleşeceğim, sohbetim ile emek vereceğim insanı iyice eleyip seçerdim. Ne demiş eski üstadlar: “incileri domuzların önüne, gülleri eşeklerin önüne dökmeyin”. Vasattan hasat beklemek elbette hayal olduğundan, sahip olduğum en kıymetli şey olan zamanı onu hak edenlerle değerlendirmeyi tercih ediyordum.
İnsanın içinde ona yön veren iki güç vardı. Biri kısık sesle ona güzellikle yön gösteren ve artık körelmiş yaratım isteği, diğeri ise ne yapmak, yazmak, bir şekilde bir eser halinde getirmek istese ona engel olmak, unutturmak için çabalayan ve düştüğü karanlıkta ruhunu emen kirli, sisli yandı. Örneğin, “ Kitap yazmak için uğraşacağına hiç eziyet çekme aç televizyonu, sabahtan akşama aptal kutusuna bak!” diyordu.
Özgürlük, her gün ve yeniden bütün ezberleri bozmak ve yalnızlığı göze almak demek zaten. İşte, ezberlerini bozabilenler ve yalnızlığı göze alabilenler esir değiller, onlar gerçekten özgürler.
Gerçek ve büyük başarılar mutlulukla tanışamaz
Kötü belleğin yararı, kişiyi aynı iyi şeylerin tadına bir kaç defa ilk kez vardırmasıdır.
Kişi diliyle yalan söyler, ama ağzıyla ve suratıyla gene de doğruyu söyler.
Aşk ve nefret kör değillerdir; ama kendileriyle birlikte taşıdıkları ateş yüzünden kör olmuşlardır.
Emek var, emek var.Bir yanda bir yük beygirinin ya da kemikleri çıkmış cılız bir atın ilkel emeği; diğer yanda makul,bilgiyle düzenlenmiş emek; bilgiyle on kat, yüz kat,bin kat güçlendirilmiş emek. Bir yanda zincire vurulmuş bir serfin zorunlu, başka insanların yararına, başkalarının elinden emek; insanı ezen emek.Diğer yanda güçlü,canlandırıcı bir emek; serbest ve kendine yeten,canlı ve yaratıcı, kartal kanatlı emek.
Tüm yoksulluğa, imkansızlıklara rağmen konu edilen destansı başarıya hayran kalmamak mümkün değil!
İnsanı Bilgeliğe ulaştıran bu ağaç mı? Hani iyinin,kötünün ve diğer her şeyin bilgisini veren, ölümlülere Bilgelik kazandıran, her şeyin Annesi, Yaratılış’ın Düzensiz Ruhu’nun enkarnasyonu, tüm Doğal Yasaların Koruyucusu Aşera’nın armağanı olan ağaç?
O beni birden bire
sessiz ve karanlık dünyamdan ayırmış,
ışığa ve sahiden yaşamaya götürmüştü.
Bir ruhum bulunduğunu ancak o zaman fark etmiştim.
Kürk Mantolu Madonna
Sabahattin Ali
İnsan, hayallerine doğru güvenle yürüdüğü ve hayalindeki hayatı yaşamak için çaba gösterdiği takdirde gündelik hayatın akışı içinde aklına dahi gelmeyecek bir başarıya ulaşacaktır.
Birine aşık olmak, gözü bağlı olarak,bir uçurumun kıyısında yürümek demektir. Söylüyorum sana, dünyanın en tehlikeli duygusu aşktır.İnsanları felakete sürükler.
Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biter acaba? Bir kız çocuğu kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini. Ama değişim yaşar. Hayat o kızı sürekli değiştirir ve bu değişimlerin hiç şaşmayan bir aktörü vardır: Bir erkek. Şu anda daha huzurlu, daha sevecen, daha anlayışlı başka bir Maya var.
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır. Mutsuz ile yoksulun birbirinden uzak durması lazım, birbirlerine bulaştırmamak için."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Neden her şey böyle oluyor, iyi bir insan karanlıkta kalıyor, bir başkasınaysa mutluluk kendiliğinden geliyor?"
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır. Mutsuz ile yoksulun birbirinden uzak durması lazım, birbirlerine bulaştırmamak için."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Çok düştüm ve daha da dehşet verici olan şey, kendi gözümde düştüm."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Yoksul insanın her şeyi, onlara göre, tersyüz edilmelidir çünkü; onun gizli hiçbir şeyi olmamalıdır, onda gurur olmamalıdır asla, asla!"
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Ne yapayım kitabı! kitap da neymiş? İçine kişiler sokulmuş bir masal! Roman da saçmalık olsun diye yazılmıştır, aylak insanlar okusun diye; inanın bana, canım, benim bunca yıllık deneyimime inanın."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Her şeyden çok aşırı etkileniyor kalbiniz; bu yüzden de hep mutsuz bir insan oluyorsunuz."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Eğer başkasının olan her şeyi insanın kalbine alması ve aynı güçte hissetmesi mümkün olsaydı, doğrusu, insan bundan en mutsuz insan olurdu."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Dünya canavar ruhlu insanlarla dolu... Hiçbir şeye aldırmayacaksın."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
“Başkalarının mutsuzluğuyla fazla meşgul olmanın beni de mutsuz edebileceğini ve zırhımın delinmesine yol açabileceğini sezdirdi.”
Mehmet
@admin 3 hafta önce
''Ona bakarken, çok tanıdık birini görüyormuşum, onu biliyormuşum duygusuydu bu. Bana benziyordu.''
Mehmet
@admin 3 hafta önce
''Aslında kimse, onu yaşarken hayatının en mutlu anını yaşadığını bilmez.''
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Il ne faut jamais rien outrer."
(Hiçbir zaman hiçbir konuda aşırıya kaçmamak gerekir.)
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Senin yanına gelince sanki gürültülü ve sarsıntılı bir gemiden sakin bir kıyıya çıkmış gibi oldum."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
" Ben yüreğimin sesine göre yaşıyorum, başka türlü yaşayamam, siz ise kurallara göre yaşıyorsunuz. Ben sizi sevmiş olmak için sevdim, siz ise sırf beni kurtarmak, bana bir şeyler öğretmek için! "
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Halkı eğitmek için üç şey gerekli: Okullar, okullar, okullar."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Benim en büyük günahım kuşku duymaktır. Her şeyden kuşku duyuyorum ve çoğunlukla kuşku içinde bulunuyorum."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Mutluluk yalnızca sevmek, onun istediklerini istemek, onun düşündüklerini düşünmektir, yani hiç bir şekilde özgün olmamaktır. İşte mutluluk da budur!"
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Sanki her şeyi görmemek için kendi hayatına gözlerini kısıyor."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Ve Anna’nın okuduğu kaygılarla, aldatmalarla, dertlerle, kötülüklerle dolu kitabı aydınlatan mum, her zamankinden daha parlak ışıldayarak daha önce karanlıkta kalan her şeyi aydınlattı, çıtırdamaya başladı, sönmeye yüz tuttu ve sonsuza dek söndü."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Bu yeni duygu beni değiştirmedi, mutlu etmedi, hayal ettiğim gibi birden aydınlatmadı. Hiçbir sürpriz olmadı. İnanç ya da değil, ne olduğunu bilmiyorum, ama bu duygu aynı şekilde içime girdi ve yerleşti."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Hem bilirsin, ölümü düşündüğün zaman hayatın güzellikleri azalır, ama daha sakin olursun."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Bütün mutlu aileler birbirine benzer, her mutsuz ailenin mutsuzluğu kendine göredir."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Balık yakalamasan da güzel. Doğayla baş başa kaldığın için her av iyidir..! "
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Silkinmek, dosdoğru hayata bakmak gerekir. Biliyorum zor ama…"
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Kadın öyle bir şeydir ki, sen onu ne kadar incelersen incele, hep yepyenidir."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Kafanızla mücadele edin... öğrenmeye dirense de kafa denen şey iyi bir şeydir."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Çoğunluğun düşüncesine riayet etmeyen tek şey bir insanın vicdanıdır."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
Hımm, belki de çocuklardan oluşan bir polis gücüne ihtiyacımız vardır...
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Başını dik, yumruklarını aşağıda tut. Sana ne derlerse desinler, seni kızdırmalarına izin verme. Bir dahakine aklınla karşı koymayı dene..."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Bir insanı anlayabilmek için, o insanın baktığı açıdan bakmayı becerebilmelisin."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Kitap okumak ve tek başına bir yerlere gitmek dışında bir şey yapmak istemiyordu."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
- O gelmez artık!
- Nereden biliyorsun?
- Gidişinden belliydi!
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var. Ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
Aynı evde, yan yana ve birbirine tamamen yabancı olarak yaşamak, feci bir şeydi.
Mehmet
@admin 3 hafta önce
"Yaramın nerede olduğunu bilmiyorum. Yalnız bir yerlerim acıyor. Çok acıyor."
Mehmet
@admin 3 hafta önce
Hayatının bütün hatıraları lüzumsuz ve manasızdı. Ömrünün her vak'ası olmasa da olabilir, hayatına her giren insan girmese de olabilirdi.
Mehmet
@admin 3 hafta önce
En büyük devrim her şeye rağmen yaşamaktı.Gülmek ise her karanlığa şafaktı.
Mehmet
@admin 4 hafta önce
Hepsi kötülükten güya nefret ediyor, aslında içlerinden seviyorlar.
Mehmet
@admin 1 ay önce
Beni o kadar da sık düşünme. Seni sulu gözlü bir şekilde hatırlamak istemiyorum. Sadece iyi yaşa.
Sadece yaşa.
Sevgiyle...
Mehmet
@admin 1 ay önce
“ Aynı yüzleri ve aynı hataların yapıldığını görmek ve buna rağmen sakin, anlayışlı kalmak oldukça zor. Bazen sesimdeki tahammülsüzlüğü kendim de duyabiliyorum. “
En büyük devrim her şeye rağmen yaşamaktı.Gülmek ise her karanlığa şafaktı.
Kemal
@Kemo sabe 2 ay önce
Dünyadaki hiçbir çıkar, verdiğiniz sözü tutmamaya veya kendinize olan saygınızı kaybetmeye değmez.
Mehmet
@admin 2 ay önce
Mustafa Kemal gerçek bir Türk milliyetçisiydi. Bunun en canlı örneğine Yafa'da tanık oldum. Cumhuriyet döneminde Çankaya'da birkaç kez de ayrıntıları ile kendisinden dinledim.
Mustafa Kemal 5. Ordu'da Arap ırkından olan askerlere daha özel davranıldığını ve onların Anadolu çocuklarından daha üstün tutulduklarını gördükçe üzülüyordu.
Mehmet
@admin 3 ay önce
"Dava, yıkılmak üzere bulunan bir İmparatorluk'tan, önce bir Türk Devleti çıkarmaktır."
Mehmet
@admin 3 ay önce
"Mustafa Kemal, 5. Ordu'da Arap ırkından olan askerlere daha özel davranıldığını ve onların Anadolu çocuklarından daha üstün tutulduklarını gördükçe üzülüyordu."
Mehmet
@admin 3 ay önce
“Ulusun bağımsızlığı söz konusu olurken, aile kaygısı düşünülemez. Çünkü ailenin huzur ve rahatı ancak ulusun huzur ve kurtuluşuyla gerçekleşir.”
Mehmet
@admin 3 ay önce
"Babam, Mustafa Kemal'i sever ve bizlerden ayırt etmezdi. Bu sevgi, babam ölünceye kadar sarsılmadan sürmüştür. Onu genç yaşında tanımış olmaktan gurur duyduğunu her nedenle söylerdi. Birinci Dünya Savaşı'nda, Mustafa Kemal'in yönettiği Çanakkale Savaşları'nı çok yakından izlemiş, ben Filistin Cephesi'ndeyken İstanbul'dan yazdığı bir mektupta: 'Mustafa Kemal, büyük bir asker olduğunu kanıtlamıştır.' diye uzun uzun ondan söz etmişti."
Mehmet
@admin 3 ay önce
Mustafa Kemal diyordu ki:
"Fuat bir gün gelecek, biz de paşa olacağız. Fakat mesleğimizde, onurla davranarak belki yavaş, belki de çok çabuk yükseleceğiz. Rütbelerimizi savaş alanlarında kazanacağız, yoksa Fehim gibi, zorba bir Padişah’a kul köle olarak değil."
Benim için de ideal atanma ve yükseliş buydu. Tanrı'ya şükürler olsun, ikimiz de bu yolda yürüyerek kısa aralıklarla yükseldik ve general olduk.
Mehmet
@admin 3 ay önce
Mustafa Kemal:
"Fuat." dedi.
“İnsan yaşlandıktan sonra şehirlerin gürültülü hayatından kesinlikle uzaklaşmalı, böyle sessiz ve ağaçlık olan bir yere çekilmelidir. Bak, şu karşıdaki köşk insanın ruhuna nasıl bir ferahlık veriyor."
Mehmet
@admin 3 ay önce
"Mustafa Kemal Efendi oğlum, görüyorum ki, İsmail Fazıl Paşa seni takdir etmek konusunda yanılmamış. Şimdi ben de onunla aynı düşüncedeyim. Sen, bizler gibi yalnız erkânıharp subayı olarak normal bir hayata atılmayacaksın. Keskin zekân ve yüksek kabiliyetin, ülkenin geleceği üzerinde etkili olacaktır. Bu sözlerimi bir kompliman olarak alma. Sende ülkenin başına gelen büyük adamların daha gençliklerinde gösterdikleri eşsiz kabiliyet ve zekâ belirtilerini görmekteyim. İnşallah yanılmamış olurum."
Osman Nizami Paşa
Mehmet
@admin 3 ay önce
"'Nereye gidiyoruz, memleketi nereye götürüyorsunuz?' diye, soramıyordu, sormak yürekliliğini gösteremiyordu. Doğunun alışık olduğu uyuşuk bir kadercilikle susuyordu. Çünkü Padişah'tan ve onun hafiyelerinden korkuyorlardı."
Mehmet
@admin 3 ay önce
Sultan Abdülhamit (2.) gözümüzden yavaş yavaş düşüyordu. Tıbbiyedeki genç ve aydın Hürriyet taraftarlarının sürgünlere gönderilip ocaklarına incir dikildiğini duydukça iyice isyan ediyorduk.
Mehmet
@admin 3 ay önce
Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini
Elbet bulunur kurtaracak bahtı kara mâderini.
Mehmet
@admin 3 ay önce
“Onlar okusun mu okumasın mı? diye aralarında münakaşa ettikleri sıralarda ben kararımı çoktan vermiş bulunuyordum. Asker olacaktım. Komşu evde Kadri Bey adında bir binbaşı oturuyordu. Oğlu Ahmet, Askeri Rüştiye’ye devam ediyor ve mektep elbisesi giyiyordu. Onu gördükçe ben de böyle bir elbise giymeye hevesleniyordum.”
Mehmet
@admin 3 ay önce
"Babamın vefatı, bizi ayakta tutan kuvvetli bir desteğin yıkılması gibi bir şey oldu. Adeta kendimi yalnız hissettim. Dayım bize çok iyi davrandı. Acımızı unutturabilmek için gayret gösterdi. Allah razı olsun."
Mustafa Kemal Atatürk
Mehmet
@admin 3 ay önce
"Adam olmak için okumak, öğrenmek şarttır. Başka çaresi yoktur."
Ali Rıza Efendi
Mehmet
@admin 3 ay önce
"Annemle babam arasındaki anlaşmazlık epeyce sürdü. Araya halam Emine Hanım da girdi. Pek mühim bir meseleymiş gibi diğer akrabalar da işe karıştılar. Fakat benim fikrimi soran olmadı. Nihayet bir çaresi bulundu. Önce ilahilerle mahalle mektebine başladım. Bu suretle anamın dediği oldu. Birkaç gün sonra oradan çıkarak Şemsi Efendi'nin mektebine kaydedildim. Babam da memnun kaldı."
“Eğer kompozisyon hocamız Alay Emini Mehmet Asım Efendi imdadıma yetişmeseydi, ben de şair olup çıkacaktım. Çünkü hevesim vardı. Asım Efendi bir gün beni çağırdı. 'Bak oğlum Mustafa' dedi. 'Şiiri filan bırak. Bu iş, senin iyi bir asker olmana engel olur. Diğer hocalarınla da konuştum, onlar da benim gibi düşünüyorlar. Sen Naci'ye bakma, o hayalperest bir çocuk. İleride belki iyi bir şair ve hatip olabilir, fakat askerlik mesleğinde kesinlikle yükselemez.'
Mehmet
@admin 3 ay önce
Doğum tarihini Atatürk de bilmezdi. Cumhuriyet döneminde doğum yıldönümünü kutlamak için kendisine başvuranlara:
"İtiraf ederim ki, ben de bilmiyorum. Eğer lütfedip bir gün yazmak istiyorsanız , en uygunu 19 Mayıs'tır. " dediğini hatırlarım. Mustafa Kemal, belki 19 Mayıs'ta doğmadı. Fakat 19 Mayıs, Türkün ve Atatürk'ün tarihte en mutlu olayının cereyan ettiği gündür.
Mehmet
@admin 3 ay önce
“Eğer kompozisyon hocamız Alay Emini Mehmet Asım Efendi imdadıma yetişmeseydi, ben de şair olup çıkacaktım. Çünkü hevesim vardı. Asım Efendi bir gün beni çağırdı. 'Bak oğlum Mustafa' dedi. 'Şiiri filan bırak. Bu iş, senin iyi bir asker olmana engel olur. Diğer hocalarınla da konuştum, onlar da benim gibi düşünüyorlar. Sen Naci'ye bakma, o hayalperest bir çocuk. İleride belki iyi bir şair ve hatip olabilir, fakat askerlik mesleğinde kesinlikle yükselemez.'
Mehmet
@admin 3 ay önce
“Bazı yaralar vardır; zamanla değil, kabullenişle iyileşir.”
Ne kadar da haklı dedirten bir söz.
Mehmet
@admin 3 ay önce
Bu âlemin tezahürlerini dışarı vermediklerine bakıp onların manen yaşamadıklarına hükmedecek yerde, en basit bir insani öğrenme merakı ile bu meçhul âlemi merak etsek, belki hiç ummadığımız şeyler görmemiz, beklemediğimiz zenginliklerle karşılaşmamız mümkün olur. Fakat insanlar nedense daha ziyade ne bulacaklarını tahmin ettikleri şeyleri araştırmayı tercih ediyorlar. Dibinde bir ejderhanın yaşadığı bilinen bir kuyuya inecek bir kahramanı bulmak, muhakkak ki, dibinde ne olduğu hiç bilinmeyen bir kuyuya inmek cesaretini gösterecek bir insan bulmaktan daha kolaydır.
Mehmet
@admin 3 ay önce
Böyle kimseleri gördüğümüz zaman çok kere kendi kendimize sorarız:
'Acaba bunlar neden yaşıyorlar? Yaşamakta ne buluyorlar? Hangi mantık, hangi hikmet bunların yeryüzünde dolaşıp nefes almalarını emrediyor? Fakat bunu düşünürken yalnız o adamların dışlarına bakarız; onların da birer kafaları, bunun içinde, isteseler de, istemeseler de işlemeye mahkum birer dimağları bulunduğunu, bunun neticesi olarak kendilerine göre bir iç alemleri olacağını hiç aklımıza getirmeyiz. Bu alemin tezahürlerini dışarı vermediklerine bakıp onların manen yaşamadıklarına hükmedecek yerde, en basit bir beşer tecessüsü ile, bu meçhul alemi merak etsek, belki hiç ummadığımız şeyler görmemiz, beklemediğimiz zenginliklerle karşılaşmamız mümkün olur.
Mehmet
@admin 3 ay önce
"İnsanlara ne kadar çok muhtaç olursam, onlardan kaçmak ihtiyacım da o kadar artıyordu."
Ne kadar doğru bir söz. Altına imzamı atarım.
Mehmet
@admin 3 ay önce
Sıkıntımın arttığı ve ihtiyaçlarımın beni bugünden yarına çıkarması bile imkânsız hale geldiği nispette, benim de çekingenliğim, mahcupluğum artıyordu.
Mehmet
@admin 3 ay önce
Gerçekten bir can, bedenin her yerine eşit dağıtılmaz mıydı?
Üstat gerçekten çok gğzel söylemiş.
Mehmet
@admin 3 ay önce
Düşman İzmir'e çoktan çıkmış, vatanın bağrına hançerini dayamıştı. Fakat onu kurtaracak Türk bulunmuştu. Bu büyük Türk, benim aziz arkadaşım Atatürk'tü.
Ali Fuat Cebesoy ne kadar da haklı çıktı dedirten bir söz..
Mehmet
@admin 3 ay önce
Mustafa Kemal içini çekerek “Ah, Selanik, seni bir daha Türk olarak görecek miyim?” dedi. Baktım, ağlıyordu. O altın sarısı saçlarını okşadım. Yatıştırmaya çalıştım.
Ben Mustafa Kemal'in bütün ortak hayatımız boyunca, böylesine üzüntülü olduğunu görmedim, diyebilirim.
İnsanın vatanından ayrı kalması ve bir daha göremeyeceğini düşünmesi ne kadar acı verici olsa gerek.
En Çok Alıntı Yapan Üyeler
Topluluğu besleyen aktif alıntıcılar.
Topluluk İstatistikleri
Toplulukta neler olup bittiğini keşfedin.
Son Alıntı Yapılan Kitaplar
Popüler Kitaplar
Öne Çıkan Yazarlar
Aktif Üyeler
Henüz aktif üye yok.